Kırıntılar - 30
Aşk; gelip geçici hevesin kabarcıkları gibi
Asi bir rüzgar ya da sağanak ile son bulur gider
Ya da zamanla kendince söner...
Şefkat; sevginin bükülmez kolu
Karşılık beklemez gelse de sonu
Yaradan'ın kuluna, annenin evladına
Gösterdiği sevgiyle mücessemdir o...
Sevgi kökse eğer şefkat gövdesi
Aşk ise zamanı gelince düşen meyvesi...
Öyleyse, şefkatle sev beni
Dillere sakız olmuş aşk gibi
Harcama sevgini ve kendini
Perişan etme ne olur beni...
Şefkat ki, sert kasırgalarda dahi sarsılmaz
Sağanaklar alsa her şeyi sabit kadem olur kaymaz...
Şefkat ki, ivazsız sevmenin temeli
Sevdiğinde Rabbini görmenin en nezih şekli...
Şefkat ki, ateşe atmaz sevileni ve seveni
Bedenen değil ruhen aşkın ismi...
Son bir istirhamım var senden
Ne olur şefkatle sev beni...
Mayıs, 2012.
Not: Kırıntılar seyahatine 30'uncu şiir dinlencesi ile son vererek, bu güne kadar okuyarak, beğenerek ve yorum yazarak destekleyen şair/şaire dostlara teşekkür ederim...