Kısır Döngü
Gece çığlıklarını iliklerime kadar hissettiğim en kör vakitte,
Şeytan ellerinde kızıllığını evvel dünyada bir savaşta yitirmiş,
Mavi alevleri ile müritlerini salar çelişkiye meal vermeden,
Sanki bin kısrak geçmiş halde olan tarumar ruhum üzerine,
Dilimi mühürleyip bütün dualarımı engelleyerek,
Sensizliğim ile savunmasızlığımın beslendiğini bilerek,
İşte o zaman...
............................Korkarım ben............................
Takvimler ayın on dördünü gösteriyor saat bilmem ne yarısı,
Üç buçuk,
Zaman baba yine penceremin pervazına kurulmuş orada,
Cüzamlı sisler içinde bir belirip bir kayboluyor,
Kendisi zamanın acımasız diktatörü,
Lakin akrep ile yelkovan,
Ona bile acımamış,
Ellerinde kasvet lekeleri vaktinden-milattan önce çıkmış,
Beli yere eğilmiş ama sanmayın insanlara saygısından,
Soru işaretleri ile yüklü kamburunu böyle taşıyabildiği için,
Zaten birazcık saygı şerbeti içseydi bu kadar çabuk akıtırımıydı,
Suyunu nehri zamanın...
İşte sensiz geçen yılların kurt uluyuşları çakal sesleri eşliğinde,
Zaman babayı her fark edişimde,
...........................Ürperirim ben..........................
Hep aynı mekansızlık da hep aynı hatıra silsilesi anında,
Ölü kelebekler bana hayat öpücüğü vermek adına,
Uyanırlar son uykularından,
Ben soldan sağa yukarıdan aşağıya senli bir koza içerisinde,
Ne öte tarafa ne beri yana dönebilir ne de unutabilmeyi beceririm,
Her şeyi denerim inan bana her şeyi yinede faydası olmaz hiç,
Ne yaptıklarımın ne kelebek öpüşlerinin ne de hafızamı silmemin,
Çünkü o zaman dahi belleğimin en kuytu köşesinde bir sen kalırsın,
Anlarım yarım kalan bu bütünlükler yüzünden,
............................Çaresizim ben......................................
Öyle bir tutukevinde kısılıp kalmışımdır ki bir türlü kurtulamam,
İsminle pas tutmuş prangalardan çehrenle anılan gardiyanlardan,
Firar etmek imkansız,
Dışarıya çıkmaya çabaladıkça kodesin en ücra hücresinde bulurum,
Kendimi,
Öyle bir yerdir ki orası duvarları hep sen avlusunda bir tek gölgen,
Yavaşça işler deri altımdan böylece idam düşüncem,
İşler de...
............................Deliririm ben.....................................
Bir döngü bu en kısır tarafına beni almış hep aynı yere savurur,
Takvimin hep aynı yaprağına mıhlamış sinsice kederli benliğimi,
Saat hep aynı dakikayı gösterir bir şeyler anlatmak ister gibi,
Sonra her gün yine genzime dolar sensiz güllerin zehir kokusu,
Uzaklaşmaya yeltendikçe içine çeker beni yolları sadece sana varan,
Aklımın labirenti,
İşte böylece ben her gün eskinin yeni başlangıcından,
............................Korkarım/Ürperirim/Deliririm...................
Her gün sıkılmışlığımla kapana kısılmışlığımla ben yeniden,
............................Çaresizim...........................................
............................Çaresiz/inim........................................