Korkunç Dünyaya Başkaldırmaya Ant İçtim
bayat nefes, rezil rüya, zoraki seçim
korkunç dünyaya başkaldırmaya ant içtim
poyrazların gölgesinde hevesim kalmadı
sonsuz göklerin yaptıklarına karşı hınç besledim
aymazların arasında düşünceli bir çocuk
çığlıkların arasında yorumsuz bir deliyim
nefretim
beni salın zamanların izlerinden kopardı
kendime hayatta bir
acı yürek yarası seçtim
dargın ömre okunacak hikaye bana yok
korkunç dünyaya başkaldırmaya ant içtim
yaşamak nedir
sevmenin bile darasında kağşayan benim için
yeşerecek günler ne kadar yaşamak olabilir
alnım açık, taç yapraklarımı kırkikindiye
ay ışığından sarkıttım
kimin gölgesinden geçsem
dudaklarımda cesetler beni ateşe çevirecek
günahkar ve suçlu diyecekler
halbuki küskün ve kederliyim
kağıtlardan yaptığım ürkek sevda
düşlerime yanaşmıyor
özürlü kasınçların o hoyrat
ve kudurmuş şehvetinden tiksinirim
yazgımda
bana aşkı mühürleyenlerin
kıvançlarından yapılma fesleğenler
aklımda zifir karası küflü ezgilerin
kalbimdeki yaraya tuz ekledim, çözüm yok
korkunç dünyaya başkaldırmaya ant içtim