Kül Ola
This poem was selected as the poem of the day on 06.05.2019.
Dost yoluna girdim yandım dost için,
Bu bedenim harman ola toz ola,
Kimse bilmez dertlerini dostlarım,
Bu bedenim odun ola kül ola
İnsanı Kamile sırrını verdim,
Yetmiş kere yandım bin kere öldüm,
Bilemem dostlarım nedir bu derdim,
Bu varlığım insan olarak sır ola.
Aşkı anlamadan divane oldum,
Aradım dostumu özümde buldum,
Ben de bu dünyada göçer bir kuldum,
Bu bedenim yağma ola kül ola.
Dağlarım dumanlı yolum dikenli,
Dosta varamazsam gönlüm sitemli
Derman bulunmazsa kul olur dertli,
Bu dertlerim derman bula yok ola.
Nerden geldim nere gidem bilemem,
Gönül gözüm kapalıdır göremem,
Dosttan gayrısına boyun eğemem,
Eğer isem bu boynumu yel ala.
Aramadan bulamazsın dostunu,
Gider isen açık eyle yolunu,
Bırak artık dünyadaki pulunu,
Dostun sözü bu gönlüme yol ola.
Girdim dostun kapısından içeri,
Seyre daldım bahçesinde gülleri,
Ne güzeldir o dostumun dilleri,
Söylemezsem bu dillerim lal ola.
Aşkı muhabbettir bizim işimiz,
Dönülmez yoldadır bu gidişimiz,
Hak'tan gayrı yoktur bizim düşümüz,
Döner isek bedenimiz yok ola.
Akar gözyaşlarım devri aleme,
Gider isem dostum selamın söyle,
Bu dünyanın kahrı çekilir böyle,
Bu bedenim toprak ola toz ola.
Bir nefsin bağında dolandım durdum,
Neleri aradım neleri buldum,
Ben de bu dünyadan artık yoruldum,
Azan nefsim ateş ola kül ola.
Bu kaçıncı seni bekleyişim,
Bu kaçıncı gönül kırışın,
Bu kaçıncı umutlarımı terk edişim,
Bu ne biçim gelmeyen bahar,
Senin alacağın olsun,
İstersen hiç gelme...