Kuş Evi
Kafesinin karanlık ve paslı
Tellerinden gözlerini açtı,
Belki ilk kez bakıyordu böylesi bir bakışla
Çıkmak , aralamak , yeniden bulmak için
Sorun muydu ?
Uykusu hafifti oysa.
Hafifçe açtı at gözlüklerini araladı
Korkusu belliydi,
Hesabı yumuşakça..
Atılıp gitti kendi bendini aşarak
Evvela süslü bir kemerdi karşısına çıkan
İçe giyilen bir pamuklu gibi sıcaktı...
Sorgusuz bir kanıksayış.
Belli açık ve sırlı cam gibiydi ruhlar
Bir olur ama birleşemezlerdi
Siyah bir yemindi haram
Dilsiz , ölü gömülen yerdi
Kuş evi...
Başa takılan çember gibi
Başa kakılan
Atılacak olan
Yine en kısa an
Adına ne denirse densin
Yaşanılmış yaşanacak olan
Kuşların uykusu hafif olmasına hafifti
Uçarken gökyüzünde dizleri de üşümezdi
Yürek kafesinde mahkum olan
Hatasız uçamazdı.
Uçmadı, uçsaydı....