Kuşlar Ürktü
This poem was selected as the poem of the day on 05.09.2016.
önce toprak
önce gurbet kokusu sardı kapı eşiğini
ardında avizeler söndü
her renkten her keder büyüklüğünde ışık
o makamlar susturdu o şarkıları
o zaman terk ederken tenha kadranları
ibreleri döküldü sabahın
tatsız şerbetler içildi
demli bir çay üstüne
beli ince bardaktan mevlit kıvamında
sustu şerefenin o malum sesi
şakuller kırıldı
minareler eğrildi
yıkıldı şehir
notalar tellere dokununca zelzele misali
ve basınca portelere o çingene
ağlamaklı hüzzam esti rüzgarı katıp peşine o ezgi
günah dokundu böğrüne düşlerin
yarım çocuklar doğdu
yasak döşeklerde
gelinler kaçıştı
kan çanağı tünemiş gözlerine güveylerden
yarım kaldı sevişmeler
eksik öpüşmelerdi gecenin matemine saklanan ve öldü dudakların kıvrımı
gurbete düştü şehir
kendi yalnızlığında
sokakları sustu
rakamları söküldü ve tokmakları kapıların
kurşun sesleri ürkütünce damların zulalarını
kuşlar ürktü
kuşlar öldü kaçışırken telaşla
haşmetli öyküler yazıldı sonra
ucu taze kalemlerle
kirli beyaz sayfaya ...