Kutlu Şehrim İstanbul'da..
Suskunluğu bir doz arttırıp,kalabalığa karıştırıyoruz kendimizi
Milyonlarca boş vücut,o kadar da dolu boşluk
Çıkmaz sokaklar buluyor kör çocuk..
Dönülmez akşamlara yolculuk
Kerbela ortası biryer
Betondan kafesler
Bir adım daha uzanırken parmaklıkların ötesine
Devrilip,parçalanıyor arka bahçeye
İlkbahar'dan kalmış kanatsız martılar,öğreniyor sonbahar şarkılarını
Bakıyoruz ve duyamıyoruz,kent sihirli kuşkusuz
En küçük bardakların fırtınasında savrulmuşuz
Güneş doğmuş batıda
Kaldırırsan gözlerini,sanki başka bir sema
Saldırırken tahta gemiler boğazımıza
Taşı toprağı altın/da balıklar gibi boğulmuşuz
Lirik suratları manzaraya gerip,kurumaya bırakmış ruhlarımızı
Karanlıklar ezberlenmiş,şehvet köpürmüş
Havva oğlunun nesli çürütülmüş
El yordamıyla savaşlar
İçleracısı bir yolda travmalar
Raks ederken melekler sokağında şeytanla
Belliki bir kavanoz misali
Işıltlı kanlıkta
Tıkabasa doldurulup,dondurulmuş insanlar burda..
Kutlu Şehirim İSTANBUL'da..