Kuzu Limanı
'Senin mabedinde saygı duruşundayım
Ellerim kelepçe birbirine/yüreğim kuş'
Servi/revanım!
Pamuk diyarlarına sardığım
İnsan olmamın asil hükmü
Zayıflığın biçareliğin ben
Eksilen yağlarının suçu
Havada tekmelenen
Muradın...
Seni çiziyorum;
Keskin tebeşir izinde
Gözyaşların bende saklı
Budur aşka çarmıhlı
Yüreğime şekillenmiş
Bronz kalbin mührü
Anahtarı sen...
Gel!
Çiçekli baharlarımın dalına
Geceye süslenen gelin gibi
Biliyorum kırıldı kanatların
Ninnilerin etrafında uçmayacaksın
Biliyorum;
Sana gönül koyacaklar
Kıskanacaklar sevgi tohumlarını
Onlar tutulmadı anne aşkına
Ve ciğerinden koparılmadılar
Çürük dişlerimin sebebi değilsin
Boynuna asılan anne yaftası
Ağır bir kudretin dağısın
Taşımak zordur anne
Dişiliğin panzerinde
Erliği...
Bak gülümsedin!
Çocuklu yanlarımın edasına
İpek kokularının suçu kim ola
Mevsimler geçer arılar süslenince
Gel sen kokulu çiçeklere...
Ayıpsız ve günahsız gelsem
Kuş uçursam saçlarına
Anne öğüdü toplasam
Karamuk tozlarından
Ve...
Çağırsan beni
Güllü fistanlarının eteklerine
Bir mavide ben açsam çiçeklerinden
Kuzu limanına biriktirdiğim biletleri
Kuzu limanında anneme ayırdım bugün
Garibim sevinsin...