Leyla Düşlemesi
Avaz avaz bağırıyorum
kalemim dokunduğunda düşlere
gözleri kör olan bir hüzün
parçalanmış yüzyıllık hayatlar yumağı
sağırlık, uçurum boyu
...
Karanlık şehrin;
anlamsız bakışlarında bir hikaye
güneşini kaybetmiş bir ten
yüzünde korkular çizgiler boyu uzanan
tek korku seni görmeden ölme korkusu
şimdi " biz " derken susmak
susmak ne kötü birşey
kentin yalnız kaldırımlarının çığlıklarına kulağımı kapatıp
gözlerinde susmak
bin yıllık türküydün dilimde oysa
şimdi susmak bin yılı "hiçe" saymak
...
Sisli bir gece , pür dikkat sessizlikte
uykularımın kaçma sebeb i" sen"
devrilmiş cümlelerimin devrik kısmı
yıldız şavkında , yıldızsız ölümler "sen"
lal olmuş gecenin koynundan
kıblesi yıkılmış aşkzedeyim
kaybettiğim nimetim" sen"
efsunlu gözlerin resmedilmemiş
saçlarının arasında kırık yüreğim" sen"
dokunduğum , düştüğüm "sen"
"suç lunum"
...
Sen şimdi hep istediğin " Leyla düşlemesi"
Yediveren yıkılmış şehrim
dokunduğumda yanan şarkılar
dudağımda adın " besmele" çek
hangi makamda "aşk" bu
rutubet kokulu rüyalarımın sonunda
yalnızlık ağır geliyor
yoruldum dedikçe tükenmeler çıkıyor
adına " Leyla " dedim
ağırlığında D / üşüyorum
...
Saatler idam mahkumu
avaz avaz bağırıyorum
rengini kaybetti şehir
lal gecenin koynunda
yüzyıllık "aşk" düşlemesi
adın olmuş " Leyla "