Leyli/gurban
'Su izi kaldı,'
'Balçık tutmuş yüreğimde,'
es geçmeyin
köhne bir limanın ayak sesiyim,
ne zaman suya inse kanadım,
kan tutar damarlarım,
ve masunluğun basireti,
bağlanır dizlerimde
sarı çıplak...
çömez alınyazıları,
kader mi bu çizikler?
fukara sevmek mi?
korkusunda zamanın,
yanaklardan gamze çalmak,
çaresiz tutunmak sevdaya,
kırık aynalarda,
sevişirken...
meylini avuçlamak,
iffete kara çalmak,
aşkı mühürlemek inada,
bir şiirin can alıcı yerinde,
korkmak sanrılardan,
titretmek avuç dolusu,
sahte sözlerden...
ne denir ki!
acılara semerli yüze,
gamzeler güneşe hasret,
ışık dolmayalı yanaklar,
erik karası...
Karadutum!
kurudu umut çirlerim,
ikiye bölündü gurban,
leyli gülüşlerdeki naz,
çok dönemeçli yollardayım,
adımlarım yürek eziği,
gelişlerine kilitli,
handeler...
sarmala;
izim düşen gölgeleri,
önce kokum savrulacak,
mum alevi saçlarına,
düreceğim defterini,
cellat kınlarından,
tükenecek sevmişliğim,
bakışlarından....
Dinle gurban!
sevmek sanatsa eğer damarlarında yediveren düşlerim var,
renksiz çerçevelerde palet izim nasıl düşlüyorsan öyle çizerim seni...