Martılar da Gider
Bir kadın !
sol yanımda ...
demir atmış en soğuk limanıma .
kurşuni tabaka gözleri,
iç çekişlerini sarardı sigarama.
ve
boğum boğum nefesi , dudak kıvrımlarımda ...
bir kadın !
sol yanımda ...
hiç tanımadığım , adını rüzgarlardan öğrendiğim.
tınılarında okşandığım sesi ,
bir yandan da martı gülümsemeleri.
her sabah içine çekerdi
'martı simitçisi' yüreğimi .
pas tutmuş sakalımı yontarken aynam ,
baba yadigarı saatimde , akrebi durduran yelkovan ...
bir ara senden önce uyanırsam ,
sakın gitmiş olma ; kadın !
çayımın demine kimi katacağım ,
gözlerim uykuya sarılırken ?
'belki bir şey olmaz' diyemem !
aklıma getirme seni sevmediğimi .
hatta hiç görmediğimi ,
bir hayalden ibaret olduğunu !
bu vakit Romeo'yu oynayacağım bu şiirde.
bozma !
Juliet olsa bozmazdı ...
...
uzun sürdü bu gece, bu taverna !
kıyı şeridi yıldızlar ahkamda ,
ve bir devrim başlar
simitler martısını sorar ...
Sen Yoksun !!!
oysa şimdi buracıktaydın ,
''sen , kadın ... Sol yanımda ''
...
bak simitlerim elimde kaldı ,
yarını bekleyemem,
bayatlar, yüreğime saplanır !
.../özlemek zorundayım seni
yoksa bu nasıl aşk şiiri olur ?
Juliet Romeo'yu bırakınca
ağlamalı Romeo !
hatta ağlatmalı.
ve martılar simitçiyi satıp gitmeli .
ama simitçi gitmemeli !
yoksa 'aşk' nasıl olur ? /