Masallar Ülkesinden
kalbim, soğuk ellerinde,
gökyüzünde güneş; gülüşünü yansıtır.
bulutlar sinmiş göz kapaklarına,
uyan sevgili gittiğin yerler uzaktır.
sonsuz rüyaların diyarı, kaf dağının ardıdır..
gittiğinde kaybolursan, gökyüzü tahtımdır.
bahtımdır kararan, bunu bilmeyen var mıdır?
sana dökülen yaşlarım, şimdi ırmak mıdır?
gel bul beni, ey sevgili!
uyan uykulardan, masalların dünyasından.
gerçeği görmek esas olan,
olamazsın masallara kahraman.
oralara yağar kar, ama gerçek olan sıcaktır.
buz kesen bedeninden akan, sadece kandır.
kalbinden perdeler, aç desem; açılır mı?
gökyüzüne sıyrılan o ruhundan,
yıldızları saç desem; saçılır mı?
yak desem avuçlarımı, yanarmı dokunduğunda?
kaç desem masal diyarlara, orda mutluluk var mıdır?
ol desem olur mu, kalbin aşık, saçların rüzgar..
şimdi yağan yağmurdan kalan tek damla aşk var.
senin için ağlamıştı gökyüzü,
terkedeşindeki bulutsuzluk özlemiyle.
o gün yağmıştı bu dağlara, bu cennete yağmur.
ben bu yağmurlarda kaybetmiştim seni.
gözyaşlarımın selinde görür olmuştum gölgeni.
gülümserken saçılırdı her yerine sular.
toplasam avuçlarımda, mutlu edermiydi beni.
gökyüzünün kapısından saçılıyor ellerim..
uzatsan mutluluğu, çektiğimde hep burda kalır mısın?
dünyevide büyüttüğümüz ırmaklarda gözlerim.
başucunda sonsuza aksak, cennetime uzanır mısın?
kapanıyor sayfalar teker teker..
aşk hep masallarda mı kalır?
ben bu dizeleri döktüğümde.
hep gerçeği mi arardım?
masaldı işte..
bir varmış bir yokmuş hikayeleriyle avutulan.
ben bir yitik Romeo,
sense yalnız bir peri kızı.
anlatır dururum ilerde,
götürürüm belki bi gün seni de,
masallar ülkesine..