Matmazel
söyleseler inanmazdım
kasnağa gerilmiş ipekti kadınlar
ihtiyar dönencesinde bir yıldız gibi mıhlandı artık aklıma
bir çiçeğe işler gibi önce
kocalarını babalarını öldürüp
parmağa batınca dalgın iğne
bir damla kan gibi ağladı kadınlar...
siyanür koltuğunda ipekten gölge
solgun ve eşsiz Greta Garbo yolculuğa ve dansa hazır..
dudakları rengini sızdırmayan bir renkte ağladı kadınlar..
söyleseler inanmazdım
ama gördüm sonra!
kuyruğunu ekrana kaptırdı bir fare
rüzgarı da yağmuru gibi elektrik mavisi
dolunayla beslenmedi çocuklar
kelebekler lambasına aç büyüdü
yosun,gümüş,kum ve necef şehrinden
akvaryuma sürgün çocuklar annelerinin...
cemre de düşmemiş sularına
yakamoz eskimeleri de yok pullarında
söyleseler inanmazdım
oysa ben sizi buz aylarında
ev yemeklerinin kokusuyla anımsarım
şu elinizde tuttuğunuz cam sürahide sonra
su değil de
camın kırılma korku-su olduğumdan mesela
siz!
su olduğumu anladığınızda kırılmış olurdum...
söyleseler inanmazdım
şimdi
kalbinize uç vermiş şeytantırnaklarınızı
çekmezseniz üzerimden
bir daha sevmem sizi!!
akvaryuma sürgün çocukların anneleri....