Ma'zel
This poem was selected as the poem of the day on 08.07.2015.
Notre Dame'ın devasız faizleri savruluyor vizesiz empatilerinden
Nükleer ağrılar kavrıyor omzumu
F/elekten geçen poetika'nın sokaklarından
Otobiyografik bir kıyıda kanı emilen piyanolar
Düşünmeye meyilli bir hâl sallandırılıyor ayaklarımdan
Küllerin önemsenmeyen derdi; benim derdim
Saçlarını kesip kesip durma
Ben onların nevrine münhasırım
Karizmatik yalanlarına boyandı şehrin bakire kısımları
Uykusuz sözlerim palavra
Biliyor musun, Wrathful Lilith de üşüyor
Soyut manevra sarhoşu zihnim, hep sana çav bella çav
Neyini yakıştırdım kendime ha neyini!!
Odamın akordu ile uğraşan mimarın iki çift kelamı ile yetineceğim
Kapıma düşerse ikramın
Bu sefer uysallığımı söndüren rüzgârı tembihleyeceğim...
Ah, Dostoyevski yalnızlığım
Miladını tamamlamış martıların deryasız mezarlarında koşma artık
Elbet yorulacaksın
Neden yetmiyor sana yaşamak?
Neden illa kör kütük sarhoş olmak?
Ma'zel, kavuniçi şahikalarda boy göstermekse eğer
Olmamalı o hayatında
Uzaksa böyle uzak
Iraksa böyle
B
İ
L
M
U
K
A
B
E
L
E
Ben seviyorum gecesini hilesiz âmâ
En savruk tövbelerin temizlendiği avluda
Sakallarımı akların becerdiği yosmalıktan, yosmalıktan
-Chumbawamba'nın bella ciao'su kadar yalın Türkçe ile konuşuyorum sana
Biliyorum; sözler uçar
O vakit, bu astığım şiiri, unutmayacağım, unutmayacaksın, unutma-