Mektum
?Yaşanan hayata kalemimizin sadakası...?
Issız bir çölde
Yağmur arayan bir adam
Kum tanelerine gömülmüş
Güneşin kavurganlığı üzerinde
Aşk üzerinde
Cefa bende
Serap arıyor gözlerim
Yalancı birkaç duygu
Sahte birkaç bakış
Şair nereye bu kaçış...
Ne çöl gitmekle bitiyor
Ne günah
Her nefeste çekilen bin ah
Gitmiyor hiç bir şey
Zamanın gidişi gibi
Nereye varacak şair
Bu işin gidişi
Beton yollar da ıslandı
Demin çöllerde mecnun
Denizde kayıkçı idik evvel
Bu çekiş nereye
Bu iklim nereye
Şair söyle, kayboluş
Yoksa aslında bir var/oluş mu?
Ne beden ıslanmaktan usanır
Ne kavrulmaktan saçlarım
Nede tabanlarım çatlamaktan
Varlık içinde yok olmaktan
Ömür bilinmez bir dakika
Hakikat ebedi filhakika
Şair söyle artık
Son hamleni bir imla ile vur sayfaya
Altın yaldızlara sarılsın kelimeler
Varlık, hakikat peşinde üşümeye
Ancak bu kadar değer...