Mevsimsiz Yağmurlar
başı boş gezen
mevsimsiz yağmurlar gibi
ırmağın kızılına gizlenip
aşkın son durağına akmaktayım
kalmadı dizlerimde mecalim
hayat cevabı yüzüme vuralı
baharlarda öten kuşlarda suskun
hasret kanadından yaralı
sancılı bakışlar
söylenecek daha ne çok şey var
aşka ve sana dair
söğüt dalı gölgesinde
yorgun sevda
çocuk olsam yeniden
uzansam güneşin keskin ışıklarına
bağlasam huy değiştiren rüzgara uçurtmamı
kovalasam
çocuksu çabukluğumla
koşsam özgürlüğün ardından
yorulmadan
taze çimen kokusunda
ellerimde sormuk çiçekleri
sen baharla gelsen
çok eskiden
gece o denli parlak olurduki
her baktığımda yeni ay öne çıkar
yıldızlar ay'ın denginde yanar
rüzgarın huysuz esintisi
gecenin saçlarını okşar
ve ben
yarım ay'ın salıncağında uyurdum
rüyalarımda sen olurdun
muhteşemliğine dalarak gecenin
bin yılın türküsünü söylerdi koca çınar
samyeli kendi sefasında
başkalığa doğru giderdi saman yolu
gamzelerde gülümsemeler susar
aklınca yaralarını sarardı yıllar
mavi atlas işlemeli bohçamdan saçıldı
ak sabun kokusunda umutlar
uykuları kovarken gözlerim
sormuk çiçekleri topladım
demet demet
genizde kalan ızmarit zehrine inat
sefaletin güçlü çınlayışını susturdum bir an
ben de sustum
sonra
uyudu yaralı sevda...