Mezar
küçük bir toprak parçasıdır böylesine çığlık atan
hayyy
hay gönlü kırık tüm ders olmuş gönüllere düşen sevdalıklar
imansız bir kum tanesinde parçalanan kum taş ağırlığında gönül sevdamız
nasılda düştü yıldırımlar yamacına
kocaman bir düet tanesi düşer parlak bir ışığın nezaretinde kümbetlere
nasılda telâşeli bir ölüm hazırlığıdır alatav toprak yamacında
eyvah
genç bir ölüm düşer oyuk bir kaya parçasına
işte o zaman başlar ki eyvahlar
feraceler iner şimali yıldızdan karalı siyahlı beyazlı kumrallı tenler üzerine
işte matemidir gökyüzün yıldızlarının sulu serper
puslu bir ölüm dansı raks ederken deli zincirli melekler
haykıran şarkılar söyler haykıran dilekler
şiirden dönme
güfteden bozma şarkılar eşik eder intihar şarkılarına
işkenceden yeminler başlar
siyahi baş örtülerine matem evvelsi
saçlar beyazlar önce
yazmalar sonra ağarır
güneş dersine başlar
sevdalıklar
intihar sesidir artık bu kümbet
üzerine düşen küreklendikce kabaran
kabarınca uzun yol tepelerine dönüşen bu mekan
misal
küçük bir toprak parçasıdır böylesine çığlık atan
hayyy
şahadet parmağında lime lime
öpüşen rüzgar
nasılsa serviler kırar tepeler üzerinde
hay gönlü kırık tüm ders olmuş gönüllere düşen aşklar
imansız bir kum tanesinde parçalanan kum taş ağırlığında gönül sevdamız
nasılda düştü yıldırımlar yamacına...