Mısralarda Sen Vardın
Gün kızıla boyanıp sessiz çekip giderken
Ellerim şakağımda yine seni düşündüm
Gülmeyen kaderime bin bir sitem ederken
Ruh bedenden ayrıldı sanki tenden taşındım
Baktıkça resimlere sızın çöktü usuma
Çektiğim ızdıraba şahit oldu geceler
Gökyüzünde bulutlar ortak oldu yasıma
Karlar ile kaplandı dağ başında yüceler
Ayın şavkı vurunca gümüş gibi parlıyor
Kılıç gibi buz tuttu dam başında saçaklar
Mil çektiğim gözlerim kiprigimi zorluyor
Uykularım namussuz firar etti kaçaklar
Baş koyduğum yastıklar diken olup batınca
Titreyen ellerimi tütün kokusu sardı
Çaresizlik sancısı yüreğimde tutunca
Sanki kainat bana makberim kadar dardı
Buhurdanlar misali taştıkça taştı içim
Sen dolu yüreğimde ne fırtınalar koptu
Saatlerce düşündüm neydi ki bilmem suçum
Geç gelen bu mutluluk neden geriye saptı
Hüznüme hüzün kattı taş plakta ki eser
En mahrem hücrelerde hüküm sürdü elemim
Dedim yürek sancımı ancak şiirler keser
Ak sayfalar üstünde raksa durdu kalemim
Mısrada hece hece yine sana seslendim
İblis ile cenk ettim gece boyu dövüştüm
Umut ektim yarına aşkın ile beslendim
Yokluğunda sevgili şiirlerle seviştim
Bu şiirin fikir teması değerli gönül dostumuz
Sevgili Şairemiz Emine ÖZTÜRK hanıma aittir,
Bana böylesi güzel bir şiiri kazandırdığı için kendisine çok teşekkür ediyor ve
Bu şiirimi kendisine hediye ediyorum arkadaşlar.