Ne Güzel
This poem was selected as the poem of the day on 19.02.2022.
Y’den...
Unuttum yıllar sonra
Böyle de yaşanıyormuş demek kiŞimdi düşünüyorum
Ne güzel ihtiyarlıyormuş insan
Gecenin ılık rüzgarında
Yıldızları söndürmek birer birer
Şehrin en yüksek tepesinde
Çoban yıldızıyla bahse girip
Güneşi doğurmak seninle
Derdi tasası olur muydu gençliğin
Kır kahvesinden ayrılıp
Kumsalda yürümek mi güzeldi
Kır kahvesine dönüp çay yudumlamak mı seninle
Şimdi aynı bankın çevresinde
Bahsetmek aklımıza gelenden
Arkadaşların yalnız bırakması bizi
Benim de kalemim eksik bahanesiyle
Kırtasiyeye yürümek vardı seninle
Bir saatlik otobüs yolculuğundan sonra
Yurdun kapısından girişini gözleyip
Bir saat daha dolandıktan sonra sensiz
Son otobüsle bir saat sonra geriye dönmek de güzeldi
Ne sen bir günaydın dedin
Ne de ben
Uzun yıllar boyunca
Öylesine adımlamışız yolları
Şimdi düşünüyorum da
Ne güzel ihtiyarlıyormuş insan
Hayat öğretti elbette
Ne ay yerinde dururmuş
Ne de güneş doğarmış aynı yerden
Şimdi düşünüyorum da
Neden sana aşık olmuştum ben
Tanrıyla devletle dinle toplumla
Bütün kavgalarımın nedeni sen miydin yoksa
Otobüste tavla da oynadık
Piknikte yakan top da
Umurumuzda değilmiş gibi dünya
Memleketimizden çok uzaklarda
Birbirimizi kucakladık
Hani öyle bir sarılmıştın boynuma
Öyle bir ağlamıştın ya
Kalp krizi geçirecektim yanı başında
Sanki bütün romantik filmleri yaşamışım gibi
Şimdi çok uzaklarda yıllar sonra
Gecenin bir saati
Hanımla kahve yudumlarken
Yazmak da bir garip hani
Bir tarafta Tanrıyla kavga ettirip
Diğer tarafta Tanrıyla barıştıran beni
Aynı sen
Senden kaç tane yaratılmış sayamadım ben
Peki;
Bir kalp kaç ayrılığı taşıyabilir
Kaç türlü hayal kurabilir bir düşünce
Söyler misin lütfen
Bir kahve kaç kıtada içilir
Kaç yılda demlenir bir demlik çay
Görsem tanımam
Nice türlü gözlerinin rengini
Duysam umursamam
Ses tellerini
Kimi ayakkabı kutularına dolar yığar
Kimi de tüm fotoğraflarını gençliğin
Gönderir uzaklardan
Yanıp gitmesi için
Yalan dolan biraz daha oyalanmalık bu dünyada
Kaç defa öldürülür bir insan
Diriltilir kaç defa
Yıldan yıla iklimden iklime savrulursun
Dilerim sen de benim gibi kavrum kavrum kavrulursun
Düştüğün yerden kalkamaz
Oturduğun yerde rahat edemez
Kurduğun hayallerin sonunu göremezsin
Diyemem ben
Kıyarım da kendime
Kıyamam sevgiye aşka
Bir mum gibi eririm de
Bir yanardağa dönüşemem
Şimdi düşünüyorum da
Ne güzel ihtiyarlıyormuş insan