O Gece
O malum gece
kırılgan çizgiler düştüğünde
ırzına geçilmiş zamanın
menfur sesleri vurduğunda, ıssızlığın ilk harfi
öznesi kırılıyordu cümlelerin
oysa yetim bir şiir başlamıştı
kadehin ortasına düşünce baş dönümleri
ve yıldızlar yaklaşmaya başlayınca baş ucuna
yarı uykulu hayaller
resimlerken şafağı
kim derdi ki
avlusuna kuş doğmuş tenim, bağdaş kurup acıma
menfur çizikler atınca birde kor bıçaklar
katli izleyen
kuş bakışı karanlıklarda, ölüyordu ki
boğulmaya başlayınca bir kaşık suda umut
son nefese saklanınca
o son kelime
misal
sorgulanır belki
aynanın sırrına takılıp
göz göze gelince hüzün
siyah bir katafalka uzatıp tüm hikayeyi
ölü gözlerle okumaya başlayınca bir de
dudağında idamlık mühür
susmuş
tüm mevsimler üzerine edilir yeminler
doğmasın bir daha nisan
vallahi
adsız iklimler sarılsın
duvardaki çerçevelere
üşüsün
kır düğünündeki gelinlikler
varsın bakmasın arap kızı camdan bir daha
bir daha o derede kurbağa
sazlıklara sarılınca
şarkıları
son defa
son defa ağlasın
o malum geceye
düşünce faydan beter kırıklar...