Olmayan Şarkı
Hiç tanımadığım bir şarkıcı
Yalvarır gibi söylüyor şarkıyı.
Ne anlatıyor anlamasam da,
Bilmesem de dilini,
Hissediyorum içimde, acı çektiğini.
Belki ülkesinden sürülmüş,
Annesi ölmüş kim bilir.
Çiçeği de solmuş olabilir saksıdaki
Yahut kedisi kaçmıştır pencereden
Ya da yar hasreti;
Hepsi bir.
Hepsi bir delik kalpte,
Kimi arkada kimi önde.
Daha büyük, daha küçük
Sonuçta bir delik
Nefes kaçıyor ya dışarı
İşte ondan başımdaki bu delilik.
Şarkı bitiyor sonunda.
Hepsi hepsi sessizliği dinliyorum;
Belli belirsiz bir motor hırlıyor,
Arkasından karabaş havlıyor,
Balkondaki kedim miyavlıyor,
-Neyse ki atlamamış aşağı-
Ve en son;
Martı, gecenin ucunda kalan sessizliği didikliyor.
İşte böyle atıyor kalbim.
Ah bu eski apartmanlar.
Üst komşum;
Yüzünü bile çizemem karanlığa,
O kadar işte bakmışlığım yüzüne.
Sesini tanımam,
Keyfim biraz yerindeyse
Küçük bir baş selamı veririm anca.
Ama bilirim gece kaçta kalkar tuvalete.
Ah bu eski apartmanlar.
Doğduğum apartman da böyleydi,
O zamanlar yeni olsa da
Eskidikçe incelmedi duvarlar
Her zaman öyleydi.
Duvarlar inceydi,
Anneannemin sürprizleri inceydi,
Babamın gülümsemesi,
Annemin terlikleri inceydi.
Sesim inceydi bir çocuk kadar.
O zamanlarda;
Dövüşsek de, sevişsek de üst komşu bilirdi
Ama ses etmezdi hiçbir kimseye.
O zamanlar öyleydi;
Henüz kimse 'merhaba televole' dememişti.
Bir daha çalıyor şarkı.
Komşulardan ayrılıp sana kalıyorum sadece
Söz aldığım ellerine.
Bembeyaz çöküyor duman başımda,
Katran bir yalnızlık doluyor ruhuma
Zifir bir uykusuzluk tayin ediyor şimdi geceyi.
Şarkı yine bitti.
Sarardı başparmağımın tırnağı.
Sağ değil,
Sol elimle taşıyorum sigarayı.
Filtresi saçlarıma,
Avucumun sert kısmı alnıma değiyor.
Kalem sağ elimle dokunuyor sayfaya.
Sağ elimle yazıyorum uzanarak,
Yazdığım kadar ilerliyor gölge.
Bir kelimenin üçüncü harfine geldiğimde
İlk harfi aydınlanıyor anca.
Hesaplayabilin diye söylüyorum
Işığın tepemdeki açısını.
Bak gördün mü neler zırvalıyorum.
'Olmayan'dan kaçayım diye,
'Olan'ı anlatmaktan
Kaçırdım tüm okurları.
Oysa 'olmayan '
'Olan'ın içinde;
Ellerin, gözlerin, tenin
Kalbimin içinde.
Kalbim delik işte,
Göğsümden girip sırtımdan çıkmışlar.
Beni ağır, kanamalı bir hasta yapmışlar.
Hayaline mahkum etmişler ölümün.
Olanın içinde olmayan,
Düşümün içinde olmasını istediğim;
Bir bahçe:
Zeytinin gölgesinde saçların dökülmüş göğsüme.
İşte böyle düşünüp düşünüp düştüm peşine,
Parmaklarım uyuştu,
Gözlerim kapanıyor artık.
Saat gecenin yalnızlığı,
Eti kemik bile geçmiyor
Maalesef o kadar büyümüşüm ki;
Bileğimin sırtına işlemiyor dişlerim.
Tekrar başlıyor çalmaya şarkı;
Her bir an/ı binbir acı.
Söyle şimdi bana;
Unutmak mı daha zor
Yoksa hatırlamak mı?
Kaybolmak mı,
Ortaya çıkmak mı?
Ağrı mı? Sancı mı?
Kabul mü, inkar mı?
Ölmek mi, yaşamak mı?
Her neyse;
Hepsi hepsi bir yalnızlık işte.
Sayende ya da sayemde
Ne farkeder,
Bugünü de akşam ettik işte.
17/19.11.2011 Üsküdar