Ölmezler Bazı Ölüler
?' onlar puşt tuzaklarda karanfil büyüsün diye ölürler
bilesiniz diye söylüyorum ?'
siz kavgayı nasıl bilirsiniz
ışığa uzanırken yakarak avuçlarınız
kül olur mu
fidan diz çökerken
Kızıldere'de peşpeşe
kaybolur mu mitralyöz sesleri şehrin ışıklarında
unutur mu o gammaz
yeşil çuha kasketi düşünce toprağa, kan kokusunu
eğri madalyalar asıp boynuna
pezevenk hayaller kurulur mu, o zıvanası çıkmış kahve masasında.
hiç çocuğunuz öldü mü
kara yağız yirmi küsur yaşlarında
mermi kokladınız mı
kızıl bir bedende
bu benim diyebilir miydi dudaklarınız, toprağı musalla o çocuğa
paramparça eylemler toplanırken tabutlara
ağlamaktan korkan gözleriniz
kaçışırken yeni doğan çiçeklerden
iklimi sırtlanıp gidebilir miydiniz
küsmeden, ardınızdan baka kalan eteği belinde kadınlara
elleriniz sallanır mıydı
ıslığınızda çift jandarma
siz kavgayı bilir misiniz
türkülerden derlenen
koşar mısınız yalın ayak karanlık zannedilen o eşsiz ışığa
ölür müsünüz
parkanızı bıraktığınızda
o tahta somyaya...
?' onlar puşt tuzaklarda karanfil büyüsün diye ölürler
bilesiniz diye söylüyorum ?'