Ölümün Tevellütü
This poem was selected as the poem of the day on 13.02.2010.
/..Takvim yaprağı daima biri vurur; intiharlar tekmelerken hayatın rahmini... /
/.. Kaç dakika düş kırıklığı kalırdı ölümün tevellütüne?../
Soğuktan çinîleşmiş ellerini
parkasının ceplerine
sokuşturan
sırlarımız vardı;
mülkiyetimizde yek.
Yeni yetme bir kadın satıcısının avuçları
piyasaya salardı
onların üryanlığını;
Ve vakit hep gün sarısıydı.
Ve sen ve ben;
ve yine biz
kaçınılmaz, seri kurbanlarıydık
onların
sunaklarını tanrıya secde bilen.
Ve sen ve ben
en çok
tanrıya inananlardandık;
netice ölüm iken...
Anımsıyorum şimdi;
Asla iyi bir sihirbaz olamazdım senin için;
gözlerin asla büyümeyip
çocuk kalırdı;
Zîra
şapkamdan çıkardığım hep bir kuzgundu.
Ve henüz bir bebekken sen,
ağırlaşan tavanına ektiğin ağaçlar
yasak bir ormanı andıran
aklının yangınıyla
kül olur;
gazi dalların son çıtırdayışları
şehit ederdi
kozalarımdaki kelebekleri.
Ve sen ve ben
en çok
dilini kanatanlardık;
netice bir peri masalı anlatmak iken...
Bir evvel zaman içinde
ya da bir kalbur zaman dışında
olmazdık hiç;
Geçmişimizin
dehşetengiz tuğlalarıydı daima
bir saç gibi ören
şimdilerimizi.
?Zafer çığlığı atmak aptalların yazgısında'ydı ya...
Biz bu yüzden,
yirmibirinci yüzyılın modern sokaklarında
kederini döşlerine rozet diye takmış
onurlu,
ortaçağa dair hamallardık.
Ve sen ve ben
en çok
kara pelerinlerinin altında ezilenlerdik
netice bir cadı ilan etmek iken...
Şimdi,
Ezberinde var mı kaç yalnızlığın
biz tarafından
orospulaştırıldığının?
Kaç kez sisleri
annemizin tatlı soluğu sandığımızın?
Ve kaç geceyi doğum günümüz
diye vasıflandırıp
yıldızları buğulandırdığımızın?
Ama aşk...
Ancak aşk perdeler aklın alamayacağı
bu gerçekleri;
Ancak aşk bir sanrı gibi görür
bu katlanılmaz elemleri;
Ve sen ve ben
En çok
Aşık olanlardık
netice usun devşirilmesi iken...
(Sonrası s-us...)
Ve sen;
ve ben
ve biz
en çok ölenlerdik
Netice yaşamak iken...
/..Kaç saniye özlem kaldı ölümün tevellütüne../