Ölümü(n/m)ün Tıkırtıları
//"-Ayak uçlarımda yatarken ölümü(n/m)ün tıkırtıları;
Sensizliğe boğdum senin olamadığın satırlarımı..."-//
geceleri söyleşimlerim
yıldızları boğarken
diş gıcırdatmak kadar
acı veriyordu yalnızlığın sevgili...
koştum! gökyüzüne yetiştim
kovaladım senleri, gezegenden gezegene
sen marsı seçtin orda hayat yok diye
sevdam nefes alamıyor sevgili...
Yavuz oldum senin için
"aşık olan, ya o aşkın yolunda olur,
yada o aşk için ölür" dedim
herkes beni Hakim'ül Harameyn olarak bilirdi
bense kendimi Hadim'ül Harameyn olarak görürdüm...
okyanus ortasında çıkan lav oldun
kömürdün, elmasa dönüştün yüreğinde
peri bacalarına döndün sevgili
herkes içinde peri yaşadığına inanırdı
oysa ki yaşayan sadece yüreğimdi...
Hallac-ı Mansur oldum, sokaklara çıkıp
Ene'l-Hak diye bağırdım
heyhat!
sonunda onuda idam ettiler
kaldım ortada...
zemheride açan güneş ıs(ş)ıtmıyordu
eritmiyordu sevda buzlarını...
sadece umut (v)eriyordu
kopuyordu, yürek fırtınaları sevgili
ses gittikçe, sessizliğe dönüşüyordu...
//ayak uçları(m/n)da yatan ölüm
bana doğru geliyordu, ruhumu buluyordu...//