Ölüyorum
demlik demlik çay içiyorum.
kahır dolu o seni
Zehir gibi zıkkım gibi
İçime çekiyorum
Bir öksürük tutuyor
Geriye kusuryorum
ilmek ilmek içime işliyorum
nakış gibi örgü gibi
deseni bozuluyor
sil baştan yeniden başlıyorum
küçücük yüzümü
avuçlarımda sıkıyorum
kanını kesiyorum
on parmağın
anatomisini çıkartıyorum
yeniden senle dolduruyorum
ölüyorum!
bir uçtan bir uca
Saklanbaç oynuyorum
Amma usta ebeyim
her köşede yine seni buluyorum
evde boğulup balkona kaçıyorum
balkon çarpıyor yere yığılıyorum
kendim yetmez gibi
elimde bir kalem sayfalar üzüyorum.
Düşündükçe
Şuramda bir acı kendimi yiyorum
kafamda iki tüy
habire yoluyorum
bu ne biçim bir aşktı
beynimi haşlıyorum
olmuyor
ölüyorum!
ne çare seni kovamıyorum.
sen gününü gün ettikçe
ben kahrımdan ölüyorum
kaç defa öldürdün kaç defa yıktın kaç defa harcadın.
..bırak artık kaldırma düştüğüm yerden
dokunma kanatma bendeki yaraları...
.biliyorum benle buluştuğun yerde şuan başkasıylasın....
Yakma,acıtma bırak .........
Öleyim seninleyken de ölüyorum !