Parya
Yine,
Buğulu bir gece
Tıpkı;
Gözlerim gibi ıslak ve nemlii.
Vakit;
Ayrılığın ertesi.
Uçsuz-bucaksız yollara düşüyorum
Bir başıma
Mevsim kış.
Aylardan Şubat.
Her yer kar ve tipi.
Ve ben;
Hiç olmadığı kadar üşüyorum.
Doğmadı
Doğmuyor bir türlü sımsıcak güneşin
Her nedense kara kışıma.
Şimdi;
Ben ne yapayım sen söyle,
Böyle yapayalnız bir başıma.
Kayıp şehrimin
Buz tutmuş otel odasının camından
Omuzlar üstünde giden tabutu seyrediyorum bir ara.
Ben miyim diye.
Yüreğimse;
Sevdandan kanamakta,
Damla damla
Sızım sızım sızmakta.
Avuçlarıma akmakta.
Meçhul ressamlardan kalma
Duvardaki tablo da
Benimle birlikte ağlamakta.
Keşke zamanın kalbi dursa
Aha şuracıkta.
Ama;
Bir senin,
Bir de kanadı kırık serçenin durmasa.
Keşke dünyamı,
Ak kefenlere sarılmış ölü düşler değil,
Uykusunda gülümseyen çocukların
Ak gülüşleri doldursa.
Dört bir yanımı
Masmavi umutlar sarsa.
Aaah sevgili parya?
Bir sen misin öz yurdunda garip,
Bilsen;
Ne duygularım kayıp.
Anlatsam bitmez
Sabaha kadar bir bir sayıp.
Var ya;
Ne sen dayanabilirsin buna
Ne de ben.
Yaş yerine kan akar Parya
Kan.
O, badem gözlerinden.
--------------------
"Parya" ne demek?
1. Hindistan'da kast dışı olanlara verilen ad.
2. Ayaktakımı, avamparya
Paryalar her türlü toplumsal haklardan yoksundurlar.