Rast Gele
zaman kollarını uzattığında
saatin bir bacağı kısalır
aksamadan
sessiz türkülerini söyler geceye
acı bir tat alır gülüşüm
ninni uykuya yakışır o an
uyku bebeğin gözlerine
bense çoktan büyümüşüm..
yalnızlara masallar saati başladığında
devler depreşir cücelerin ülkesinde
üzerini açar da kimsesizlik
kimse örtmeye yanaşmaz
adı yalnızlık olsun diye
var olmuştur sessizlik..
bir an
yırtılsa gökyüzünün sahte perdesi
anka sırtına almasa masallarımı
ya da düşlerim gerçek
gerçeklerim düş olsa
şiirimin parmak uçları dokunacak
yanaklarına
çekilse güneşin önünden çaresizlik
hani ağır olmasa gölgesi yere düşenin
iz bırakacak dudaklarına
tadı kekremsi hecelerim
ve yalnız o dudaktan öpecek
kimsesizliğim...
hiç duymadın
bunun gibi titreyerek
kaç temenni okudu yürek
ve kaç kez gitti sensizliği terk ederek
yani her seferinde yalnızlığına düşerek
şimdi
yokluk şehrine pazar kurulsa
ölüm satılsa tezgahlarda
pahası ancak sensizlik eder
kalanı yalnızlık
sen bedavadan aşk arıyorsun
sen orada kal
üstü bende kalsın...
ah! yokluğu ölüm üfleyen yar
iflasın eşiğindeyim
sensizlikten ettiğim kar
elimdeki yalnızlığım kadar...