Ruhun Şâd Olsun Mustafa Kemal'im
...
Ve doktorun
Son sözün
Son lûtfun
''Ve aleykümselam''
İyilikler kitabında meleklerden selamını aldın
Kasım sabahı
Şu siren
Şu ses
Ey Yaradanım bu nasıl yas?..
...
İlk mektubumu sana yazmıştım;
''Yetiş'' dedim
Yetiş gözlerinden nem kaptığım adam saçlarını yoldu elleri kınalımın
''ağlama anne'' dedim...
Ah hayalimin azizi
Bana ''Uzaklaş'' dediler
O vakit çınar ağacı en kuytu yerim
Ve
Senin hiç ölmediğini düşünürüm
Yoksulluk dondururken dizlerimi
Şakağımdan yakalar yoksunluk hemencecik hissederdim ellerini
Çünkü çocukları başka severmişsin üşümezdim
Bilmezken esmer rengi
Masmavi gökyüzüne gözlerini arardı gözlerim
''Cesaret'' derdin
Biliyor musun?
Halâ karanlığa bir ay çizerim...
Öretmen'im Atatürk ''güçlü insanı sever'' derdi
Salıncağımın ipini bağladım güç bela
Ağacın en yüksek dalından yuvarlandım çakıldım yere canım yandı '
'yetiş'' demedim
Çünkü beni hep sevmeni istedim
Seni sevdiğim kadar bütün insanların sevdiği kadar ki
Seni sevmemek ne mümkün
Saç telinden ayaklarına değin fenalıktan çekinen
Zaten hayranlık uyandıran yeteneklerin doğuştan
N' deyim ey güzel insan
Ey manevi kuvvet iyi huyda iyilikte sende...
On Kasım sabahı bugün
Dünya tek yürek
İçimizdesin ey muhteşem cesaret
Yüce emanetim rahat uyu
Bıraktığın emanetin bekçileriyiz
İzindeyiz ...
Ruhun şâd olsun Mustafa Kemâl'im...
''1938'de Atatürk'ün ölüm haberi geldiğinde 25 yaşında bir delikanlıydım.
Niye ağladığımı kimse anlamadı.' (LaFrance)