Sabah
Şimdi senle izlemek vardı sabahı,
Ve doğurmak güneşi yan yana,
Geceden kalma ıslak kaldırımlar üstünde,
Kuruyana kadar beklemek.
Kanatmak tüm yaraları yeniden,
Sonra birlikte kapatmak.
Üstüne umut eken toprağa basıp,
Ölümüne bakmak sana...
Hafif ayaz kaplı sokaklar,
İnce bir rüzgâr sarılmış tenime,
Gözümün yetebildiği her şey,
Sanki karanlığın gölgesinde.
Ama işittiğim bir şeyler var bugün,
İşe giden ayak sesleri mesela,
Misal kuşların söylediği şarkılar,
Bugün bir başka güzel,
Bir başka doğdular...
Simdi senle izlemek vardı bugünü,
Aralanırken gök kubbenin kapısı,
Üstümde dönen martılar,
Yerde yatan karınca yuvası,
Hiçbiri yalnız değil bugün.
Bir ben kalmışım bu kuytuda,
Ne yapsam fayda yok,
Ne uçan kusun dilinden anlar,
Ne doğan güneşin elinden tutarım...
Şimdi senle görmek vardı sabahı,
Ve durdurmak dönen dünyayı,
Beni boşluğa attığın yerden,
Bir sebeple kurtulmayı.
Yeniden anlamayı her şeyi,
Yeniden anlam katmayı,
Ayrı izlediğimiz güneşi,
Birlikte batırmayı...
06.12
28.05.2012
Pazartesi