Saçlarını Kara Bandıran Navruz
'Umut olmasa bastığın her toprak,
Diken olur insana...'
Suçlusun;
Erken açtı çiçeklerin,
Damarından su yürürken tenine,
Sıcaksın cellat ellerimde...
Gövdesine nice nikahlı gelin,
Saçlarını tarıyor boncuk karda,
Masumiyetin beyaz aynasında,
Yüreği kar topluyor kadının,
Sarı tellerinden...
Al benizli kızçeler geçer,
Toraman illerden,
Yüzüğünde ağu kınası,
Gözlerinde hüzünler,
Zaman peşkeş çeker acıyı,
Bir anlık öpüştür beniz,
Bal dudaklardan...
Avurtlara turadır,
Her çiğnemde döndürülen kenger,
Dişlenen yerden tükenir,
Güven artıkları...
Şimdi;
Boğazında hançere izi,
Kar bestesi çağlıyor sözlerin,
Uzak kaldırımlardan dağlara,
Keşfedilmemiş nazların var,
Misk-i amber terinden...
Söz!
Ya da binbir yüz,
Hangisine murad olursan,
Ona tak çiçeklerini,
Renklerinden...
Erken göğeren her çiçek güzelliğini katamadan doğaya kuruyor,
Nazlarını tüketmiş başında kuru çiçekler ağlayan acılar bırakıyor,
Zaman kuyularına..
10.10.2010