Sadece Bir Damla Kan
Annem olan bir dünyaya gömsünler beni
yalanı, kirli havası yok
çürüyen otlar, iğrenç düşler
saçma sapan yitik zamanlar yok
hücreler sevgiyle çoğalmış,serzenişleri aşmış
düşünceleri tok...
lakin ruhuma dönüyorum
yok gibi yaşa diyorum
utanıyorum
her düşüncede ünlemler
her adım attığım soruda yorum...yorum...yorum
ve "içimde köpüren susmam "ı atamıyorum
yoksunum...
kucakladığım kavgaları ,sardım tüm vücuduma
solgun yüzümde kayıyorum
zamanı her dokunduğumda yangın türkülerimi sayıyorum
bir elmanın küçücük bir dilimiyim aslında
anne bana öyle acıyarak bakma
çok ısırdılar düşüncelerimi
bir o kadar çirkin
bir o kadar tiksindirici
şu yüreğim dinamit deposu patladı patlayacak
ya da volkan ağzı
benliğime atlayıp tüm bedenimi sarsacak
ve
biliyorum ki artık canım acımayacak
sadece bir damla kan akacak
sesleniyorum anne sana sesleniyorum
bir türlü öfkemin adını koyamadığım sesle...
ayak seslerimi çok iyi tanırım bilirsin
lâkin yollar ayaklarıma dolanıyor
kaldırımlarda aykırı çizgiler var silemiyorum
heyhat !
bırakın beni
annemle dertleşiyorum;yorgun ve tükenmiş insanlığımı bitirsin
boğuk telaşımı silsin
ve bir bilseler
ve bir duysalar buradaki türküleri
ah anne ! yanındayım
avuçlarımın içi terlemiyor
notalarım hıçkırmıyor
böcekler şiirlerimi kemirmiyor
irili ufaklı insan yığını yok
yabancı olmayan bir rüzgârdayım şimdi
meltem mi ne ? kanat uçlarım acımıyor
sonsuz susuzluğum da dindi
gırtlağımdaki düğüm yavaş yavaş açılıyor
karanlık duvarlara kusuyorum
ve annemin gözlerinde susuyorum