Şakşak Şapşalları
Yürümez pohpohlanmazsa,
Konuşmaz alkış duymazsa,
Okşanmazsa nefsi
İçine kapanır şair efendi...
Şakşakla kullanılır
'Yürü be kim tutar seni' ipiyle
Oynatır kalemi
Kıvırtır kelamı
Döşer yazıyı 'hoş sefalar olsun'
'Bravo şairsin aslanım' gazını
Duyunca
Koltukları kabarır
Ayakları havalanır
Gören 'insan' sanır...
'Kutlarım'
'Tebrik ederim'
'Muhteşemsin'
'Sen yaz biz okuyalım'
'Bu ne ala, hem de pek ala'
'İşte bu ya'
'Mübarek sözün sultanı
Kelimeler olsun gedası'
Duymak ve görmek istedikleri bunlar...
Gerisi boş laf
Dokunma nefsine
Şişik egosuna
Ve kaf dağı ismine
Aforoz edilirsin saniyesinde...
Söz söylenmez sözünün üstüne
Hatasını bulma sakın!
Kusar içinde biriken salyasını
Tükürür yüzüne
İz bırakır ardında gittiği her yere...
Etrafındaki şak-şaklardan bir şey duymaz olmuş
Yazık! Büyüyünce şair olacaktı
Ancak şakşak şapşalı oluvermiş...
23-05-2012