Salkım Saçak Ayrılık
ince sızıları kaldı
sökerken yüreğimi telinden
ufak avuntular doldurmuyor yerini
başımı koyduğum yastık sen kokmuyor
iki dirhemdi aramızdaki salkım saçak ayrılık
avuntu rüzgarlarında yol alırken zaman teli
kaç acı kırıntısı var kahır tasında
ve kaç rüzgarın uğultusu bölen uykuları
rüyalara sarkıntı kaç karabasan derinden
zaten uykularım bölük pörçük sensiz
al basmalarıyla titriyor bu ten
bağbozumu ayrılığı salkım saçak
yenik değilim asla
kendime tutunan ağrılarım var
kurusa da dudaklarım aşkından
öyle kolay değil ayrılık serenadı
çatlak yollara sürülüyor barikat
ellerimden kayıp gidiyor ellerin
sarı başaklara vurdu saçlarının kınası
insafsız bir bulutun gölgesinde kırağı
çiğ dökmüş dallarında gamzeler
ayrılık acısı fısıldıyor karanfil
kızıllığında titreyen gövdesi
salkım saçak ayrılıklara gebe
uyan
bak açıldı ciğerimin tohumları
titrese de bedenim ruhumsun dalımda
kaçırma sarı sarpan bakışlarını
ben ilkbahar muştusuyum
her bağbozumunda geleceğim
salkım saçak rüyalarına
ayrılsa da bedenim serden
10.05.2010
her bağbozumunda depreşiyor sensizlik yüreğim papatyanın aşk avuntularında
geceye sarıyor sıcaklığı ve beyazında dökülüyor çiçekler saklım saçak ayrılık hasadında