Sana Yürüyorum Hep
Seni kemanla anlatmak
Kürdîlihicazkâr bestenin içine sokup hayali
Güftesi bahar
Meşkine katmak
Kuş sürüsünün
Öpüşürken gelincik yağmurla
Hiç öpmediğim kadar seni
Dudaklarının resmini çizerken
Şafak hükmünde kumsala
Bekâretini bozmak
Güneşin
Saatler seni yazıyorken yine hep
Yine kadranda aynı siluet
Yeşil bakiri bir örtünün ardına saklanmış
Gözlerin gülüyorken uyanmak rüyaya
Yarım kalmış öykünün acımsı tadını
Alırken içine sen İstanbul kadar kocaman
Küçük bir tepenin ardında
Terlerken ben sırtımda küfeler dolusu hayal
Sana yürüyorum hep
Bir lokma çıkın
Ve
Kurban derisi çarığın topuğuna basıp
Yorgun
Düşler kuruyorum
Bekle beni
Demli bir çay molasında belki
Belki şarabi akşamda
Vurup Marmara'nın böğrüne kadehi
Şarkılar sana söylerken
Güfteleri çizerken ben gözlerine
Avuçlarım titrese de tutuşurken ellerim
Kırık bir kemana sokulur
Kürdîlihicazkâr
Seni söyler İstanbul
Hırkası çıkmamış baharlara saklayıp tenini...