Sancak Demir Funda
Takvimler mayıs sokağının sesine sevkediyordu.
Öyle söyleniyordu.
Güneşli günler güzel olmalıydı.
Tüm mayıslar biraz böyleydi işte.
Bahar yanıyordu sobalarda.
Akşamüstü gençlik fermanları dolanıyordu kaldırımlarda.
Bir de ben sürtüyordum ayaklarımı.
Bıçak kesiği bir ayaza uğruyordum da,
Sakın ha üşüme diyordum...
Askerlik çağım gelmişti.
Geceleri bilekleyecek yüreğim vardı.
Zıpkın lafları kağıtlara dökmüş,
Yirmilere merdiven tutturmuş,çekip kırmıştım...
Son bir düş gibi bakıyordum.
45lik plak bitinceye dek ajandamın arkasına,
Senin için nameler,
Amfinin duvarlarına kocaman sözler sarfetmek için
Seni seviyorum ha yazacak kadar senindim...
Okuyamazdın ki onları,
Haberin bile yoktu,
Ders kitabımın arkasında eski alfabeyle üflediğim şiirlerden.
Gençtim,kanım geceyi içine çekiyordu,
Yalan değil seviyordum...
İstanbul'u rotaladım hep.
Seni güverteme güzelleyinceye kadar,
Pusulam yüklemsiz,dümenim kırıktı.
Artık demeyecektim,
Sancak demir funda!...