Sen İstanbulsun
Bana istanbulu anlat güzel mi oraları
mevsiminde açar mı kır çiçekleri? Koca şehir ayağının altında uzaktan
baktığında insanlar kuş kadar
karşına dikilirdi
kız kulesi kanatlarını açar adeta endamıyla
masmavi denize süzülür
Galata köprüsünde sevgililer el ele göz göze buluşmuşlar yine çifte kumrular gibi
her ikisi de sen anlat bana
Sen benden daha iyi bilirsin sonuçta
Istanbullu yarim içimin
İstanbul yanısın şimdi istanbulda
olmak vardı tarihe ışık tutsaydık
oturup dinlenseydik emin önünde
çay icseydik mesela en sevdiğim yerlerdi
bilirsin anlatmıştım bir keresinde
uzun uzadıya beni de götürseydin nedeni
bilinmez
safari yolculuğuna eşlik
ederdim sana sesimi de çıkarmazdım
Sen bana bakma özledim biraz da
sıkı giyin hasta olma ayaz vurmasın sana
martılara simit at vapurlar geçiyor bak
Oltaya takılan balıkları yakala bak keyfine...
Boğazdan geçen gemilere el salla
üzerimizden geçen uçakları
hatırla bir akşam vaktinde biri gider biri gelirdi sabahlara kadar otururduk
dönene kadar uyumazdık
Seferler durdu bu son kalkışta