Seni Alıp Gideceğim Zalim Şehirden
bu akşam yine gömüldüm odama yalnızlığımla
dört etrafımda suratsız beyaz don duvarlar
gönlün nağmesine dokunacak ihtişamınız yok
iç karatması penceremin perdesi hayalet
camlardan sefalet, sahipsizlik akıyor
ne bir yıldız var, ne de görünürde güller
hergün çisil çisil yağan yağmurun sesi suskun
zifiri karanlığın cehenneminde küskünüm sana!..
ne olur bir tutam dudaklarından öpebilseydim
keşke kollarımda renkli rüyalarla uyutsaydım
kalbimin sesine kulak verip aşkı tatsaydın
mutluluğun adını görkemli dağlara yazsaydık
nedir bu kahır, nedir bu bitmez acı ayrılıklar
çilesi dolmamış sevdanın dergahında
arabesk şarkılara mahkum ederken beni
zil zurna sarhoşluklarda beni bende bitirdin sen!
kıvranıyorum sersefil kalabalıklar içinde sevgisiz
kimseler neşter vurmuyor aşk yarasına
alın yazımın darbelerinde sendeliyor zaman
kurşun yemiş yüreğimden kan sızıyor
kahrolası geceler öldürüyor beni yavaş yavaş
bayrak açıyorum asi isyanlarımın dirilişine
direneceğim umutsuzluklarımın zaferine kadar
seni alıp gideceğim o uğursuz şehrin kollarından!
...
24 Aralık 2015 Perşembe 22.45 Lahey