Senin Hiç Güneşten Oyuncağın Oldu Mu?
ikarus;
bana uçmayı öğret uçan ruhun üstünde,
hangi buluta sırtımı dayasam ya zaman biter ,
ya da duman tüter üstümde...
yalnızlık kınından çıkarır ucu yanık fermanını,
//okur yazar mıdır bilmem?//
bana kaç dilde ''öldün'' diyebilirsin mesela?
son nefesimin boğazıma yapışması için kaç yerimden vurulmalıyım,
ya da kaç kere daha sen demeliyim ayrı ayrı her mısramda...
halimde bir ayıp seziyor musun ?
ya da halsizliğimde bir isyan?
kaç dinsizin ayıbında dilsizdim biliyor musun?
haya perdelerimi zorlayan ateşler söndürdüm ,
beni bir martı ruhuna sıkıştırdılar çırpınmadım,
şimdi kursağımda ayıp sözler temiz dudaklarımı kirletiyorum...
uçması güzel de düşersem parçalanır mıyım?
yüzüm kaç surete bürünür kimliği meçhul?
uçmak bu kadar kolaysa düşmek niye imkansız.
sahi imkansız olan herşey niye güzel?
güneş aşık oldu bahara
bahar aşık oldu sabaha
sabah aşık oldu yağmura...
her mevsim baharken,
her sabah ayazına yağmur düşerken;
güneşli hayallerin gölgesinde;
ikarus söyle bana;
üflesem güneşe ben mi sönerim yoksa o mu?
sahi senin hiç güneşten oyuncağın oldu mu?