Sensiz Ankara
Ankara semalarında yine sallanmaya başladı nokta şeklinde ışıltılar birde kendilerinden yaşça büyük dedeleri...
Göğün kızıl askeri bir gün sonrasına randevu verdi yine senle görüşmem için..
Sevmek sevdasımı bendeki yoksa iki çocuğun sidik yarışımı..
Yelkovanın akrebi mıncuklayıp kaçmasımı ve her saat bir dakika kaçamak yapmasımı..
Neden bendeki senin beni alıp sana ait bir ben yaratması..
Neden hergünkü buluşmalarımıza geç kalışların,beni ekmelerin ve benim her gün aynı yerde baş vermelerim...
Neden her mevsim bu kadar sağnaksın?
Madem ki yoksun bırak tedavulden kalkayım..atıyım üstümdeki sıfır anlam ifade eden eşkiyalıkları..
Kızılaya ineyim emekten yaralarım için dikiş nakış yaptırayım ya da her yalanıma bir kılıf diktireyim eski mahallelerin yaşlı teyzelerine..
Ben senin çok sevdim...
Kapalı bir tiyatro perdesinin arkasında bu aşkı seslendiriyorum şimdi..
Sen yoksun sahnede,ışık yok,bir ben bir karanlık
Sonsuz bir ayrılık....