Sensiz Parmakliklar Ardinda Kanan Yüregim
içimde koca bir volkan kaynıyor
gözlerimde heran akmaya hazır
bozbulanık seller,
bırak! sorma hiç birşey
deşme yaramı..
kanan yüreğim, parmaklıklar ardında kaldı
yüzüm güneşe hasret
sabah olur mu, bilemiyorum...
güneş doğar mı,
karanlığı biter mi gecenin
umutsuzluklar içindeyim, görüyorsun
nasıl mevsim hazan oldu?
neden gündüz gece oldu?
isyan değil lakin, anlamıyorum
prangalara vurulmuş bedenim
kaçıp kurtulamıyorum/ her an pesimdesin..
Hep güneşi bekler o küf tutmuş karanlıklara
Yüreğimin bir yerinde sabırla süslediğim düşlerime
Bir haber bir umut uğramaz posta kutularına
Üşür dört duvar /bense sensiz üsümüsüm yar!
bugün hiç istemediğim kadar muhtaçtım,
Gardiyanın sesine bilirmisin ki?
İşte böyledir bu dört duvar
İçerde tutsaklığın dev aynası
dışarıda gencecik bir bahar
Ne zor iştir şu mahpus belasi
unutmak mümkünmü o nice ezanı
çekerim bugünlerde hediye ettiğin cezamı
seni sevdim diye hancerledin yüregimi
cikamaz oldum su dört duvar arasindan
birgün tekrar gelipte?
cikarirmisin o soguk zindanlardan beni
özgürlügüme kavustururmusun sesimi
iste haykiriyorummm
seni cok seviyorumm..
dinle!!
artik yeter... hancer vurma yüregime
parmakliklar ardinda birakma beni
gel de demirden bir halka(alyans) tak
kelepceledigin ellerime...