Sessizliğin Kardeşleri
Bir Temmuz gecesi
Bir gün, herkesin içinde sakladığı bir mezar olduğunu öğrendim.
Kimi çocukluğunu gömer, kimi sevdiğini, kimi de bir daha asla olamayacağı insanı.
Ben, hepsini aynı kalbe sığdırdım.
Geceyi kim icat etti, bilmiyorum; ama en çok yalnızlar sevdi onu.
Çünkü karanlık, kimsenin gözyaşını yargılamaz.
“Zaman,” dediler, “Her şeyi iyileştirir.”
Yalandı.
Zaman sadece, acıya alışmayı öğretti.
Bazı insanlar yağmur gibidir.
Gelir, içindeki bütün çölleri yeşertir.
Sonra gider…
Ve sen, ömrün boyunca bir damla suya hasret kalırsın.
Ben artık kimseye, “Kal!” demiyorum.
Gitmek isteyenin yolu açık olsun.
Çünkü zorla kalan bir insan, çoktan gitmiştir.
Bir gün bu dünyadan sessizce geçeceğim.
Arkamdan büyük sözler söylenmesin.
Sadece, “Bir çocuk vardı,” deyin.
Çok sevdi.
Çok inandı.
Çok kırıldı.
Ama yine de, kimseye kalbini taş yapmayı öğretemedi.
Ve eğer bir gün, bu şiiri okurken gözlerin dolarsa,
Bil ki…
İnsan bazen, hiç tanımadığı birinin acısında kendi yarasını bulur.
İşte o an…
İki yabancı, aynı sessizlikte kardeş olur.