Sevda Menekşelerim
bütün rüzgârlar
başka eser bende...
hani;
akşam üzerleri altın sarısı kumlarla
sere serpe uzanan sahillerden
usulca kararan denizlere esen
meltem rüzgârları vardır ya !
onlar gibi...
hani;
temmuz güneşinin altında
altın sarısı ekinleri biçen çiftçilerin
sıcaktan kavrulan bedenlerini serinleten
şimâl rüzgârları vardır ya !
onlar gibi...
hani;
göz alabildiğine uzanan çöllerde
bir ıslıkla altın sarısı kumları ayağa kaldırıp
göz gözü görmez bir halde oradan oraya
savuran sam rüzgârları vardır ya !
onlar gibi...
bütün rüzgârlar
başka eser bende...
bana doğru değil ama !
benden sana doğru eser...
ve gönlümün en ücrâ köşelerinde
gözlerden ırak yetiştirdiğim
sevdâ menekşelerinin renklerini taşır sana;
kırmızı, sarı, pembe, mavi, mor...
ama en çok beyaz menekşeleri uçurur
gönlümden gönlüne doğru !
en çok
beyaz menekşe yetiştiririm
ben de gönlümde...
çünkü beyaz;
saflığın rengidir
sevdânın rengidir.
en çok da
vuslatın rengidir beyaz...
işte bu yüzden;
her bahar sabahı
yeni güne ?Merhaba!? diyen
tomurcukların üzerinde
biriken çiğ tanelerinden
bütün beyazları toplarım
birer birer !
ve...
gönlümün en ücrâ köşelerinde
kem gözlerden ırak yetiştireceğim
beyaz sevdâ menekşelerinin
toprağına katarım :
daha çok beyaz menekşe
yetiştirmek için...
işte sen ;
gönlümden gönlüne uçuşan
her beyaz sevdâ menekşesini kokladığında
içinde yepyeni sevgiler kıpırdanır
yeniden seversin
her şeyi ve herkesi...
bütün rüzgarlar
başka eser bende...
bana doğru değil ama !
gönlümdeki sevdâ bahçelerinden
gönlünde usulca uyanan
beyaz sevdâlara doğru...
en çok
beyaz menekşe
yetiştiririm ben de !...
sana daha çok sevgiler
daha çok vuslatlar
üflemek için...
Mayıs,2001