Şeytan Kandili
Kısırlaştırılmış hayaller düzeneğinde
Tarumar ettiğim korkularımın titrek kabilelerinde
Histerik düşüncelerimin ton farklarında unuttuğum sen!
Bekle!
Eteklerimden dökülen kusurların
Ve benekli bahanelerine şahit
Kirli sakallarıyla askıya astığım güneş biliyor ki
Kapanacak göğümün kanatları yüreğinin üstüne
Buruk rayihaların cihanı yerle yeksan olurken
Kiremitlerin arasına gizlenen giz düşecek gecene
Savaşın iki yakası olacak ömründe
Beklemek/beklenilmek
Ve sen bekleme artık !
Pötikareli trenlerin kestirme yolları umuda çıkmayacak
Dudağımdaki uçuk gibi şimdi son öpüşün
Kirli kanlı ve utanç sembolü
Yılların bataklığında unutulan
O solgun banliyöde çürüyen ahvalimin diyeti olmalı
Nutkumdan sıyrılan sen nidası
Sabrımın çitlerini aşan öfkemin sancısını çekiyorken dilim saat dönümlerinde
Taze sökülmüş ciğerlerimi yırtan nefesinin buğusu ölmeli
Melez sevişmelerde
Ah ruhumun çıldırmış halleri!
Diktiğim lahitlerin yüzlerine kazılan ilahiler fısıldaşıyorken ruhumla
Dalları ateşten olan ağaçların altında bırakıyorum bedenimi
Çünkü,
Yastıklatında dirilttiğim gözyaşlarımın
Paslı cenderesinde yok ettiğim merhametim kadar özgürüm
Alnıma sürülen küllerin sadakatinden
Çünkü,
Son zar atışımdı
Şeytanın kandilini söndürdüğüm günün arefesinde!