Şifa Niyetine Yalnızlık Politikası
ilk çağ doğumlu lâyüs'el bir ses
sokakların hâkimiyetini devralmış
hürriyet sayılıyor
kabartılmış harfleriyle
şifa niyetine tüketilen yalnızlık
insanlar Roza
şu karmaşanın içinde
ütopik birer hayal kahramanı gibi yaşıyor
yapayalnızlar
farkındalar ve umursamayı unutmuşlar
çok üzülüyorum
erk odakları
duyarsız bir sığırtmaç benliğine bürünmüş
sistemli bir yalnızlaştırma politikası güdülüyor
adımlarının sonunu bilip de
yön değiştiremeyecek kadar mecalsiz
elele uçuruma yürütülen
ve sonunda hep yalnız ölen kalabalıklar
o kadar dokunulmaz ve kudretli ki
çarkın gölgesine bağdaş kuran şu adamlar
kitleler halinde unutuluyor haşa etmek
dudak kıpırdaması kıvamında bile
bir aykırı ses duyulmuyor
menfaat pazarlarında
kuruş niyetine harcanıyor politik duruşlar
diklenmek ve onur
naftalin muhafazasında
ve en acısı
bir oyun gibi görülüyor
kavimler göçünden beter bir terkediş olan
insanın özünden kopuşları
yaşıyorlar ve mücadele etmiyorlar
gökyüzü kırgın ben yorgunum
önce kuşlar gitti
sonra bulutlar
ve bir sabah aniden yok oldu
ara sıra görünen uçurtmalar
havada umudu mağlup etmiş
çalımlı kekre bir tat var
soluğum her gün biraz daha küçülüyor
daha ne kadar dayanırım bilmiyorum