Sılaya
Ayaklarımda yolların verdiği yorgunluk
Gözlerimde unutulmuş uykuların hazin bestesi...
Çilekeş bir vücut,
nasır tutan eller,
Buram buram hasret kokan bir bekleyiş...
İşte böyle bir ortamın içinden
Bir özlemin en yalın ifadesiyle
Sana yazıyorum anneciğim.
Ben de çok şey değişti büyüdüm büyüyeli...
Yağmurun yere inmeden buharlaşan bir damlasıyım artık.
Üzerine basılan kırık dökük bir kaldırım taşıyım.
Eskisi gibi başı dik,göğsü gerik değilim.
Yokluğunun varlığını hissettiğim bu sarhoş akşamlarda
Hasretine gebeyim.
En acımasız yanından yakalandım yalnızlığa.
Pişmanlığın en dehşetlisi sardı dört bir yanımı.
Yüzümde tuz tanecikleri
Gözyaşımdan arda kalan..
Kurda,kuşa ve toprağa ezberlettim adını.
Şimdi yanımda olsan
sıcaklığınla sarsan beni
şefkatinin kucağında sabahlasam
öpmeye doyamasam ellerini
avuçlarına ağlasam
yüreğinin aleviyle yansam,
kavrulsam,
kül olsam.