Şiryan
Yıl 2013
21 Ağustos...
Yüz yaşıma ne kaldı
Seksen dokuz yıldır yaşıyorum dinçliğimi
Deri
kemik
Kafatasımın içi
Şehri duvar gibi saran dağların ortasında
Gencecik bir beyni acılar içinde bıraktı candaşım
Tüfeği olsaydı kan fışkırmasından
Oracıkta kendini vuracaktı
Vurmadı
Bir öldü
Binlerce kez cansız bedenine can geldi
Bu uğurda tıpkı Atatürk'ün aslanları
Tıpkı son nefesine ibadetini asanlar gibi
Varsa-yoksa
Zamanı lehine çevirdi
Eğer için götürmezse
Zamanı tanıyamazsın
Ağıt ağlamaktan çıktı
Güzel
Çirkin
Üç adam
Taş devri
Tunç devri
Ölüler ruhu
Şah kumandası
Tan'a ulaşan çığlığı taa Yüksek Ova duydu
Ve niceleri
Elim kazaları mübarek ekmek gibi başımıza koyduğumuz
Yırtıcı kuşlarımız
Koynumuzda beslediğimiz yılanlarımız da oldu
Dağımızın dumanı
Basamak ve bacakları tahtaya saygı duruşu olur mu
Ki eğildi gökyüzü mavisi
Öptü...
Ay şafağa ne zaman vurdu
Bükülmemiş bileklerimize emanet oturdu
Haini alnının ortasından tanımamız
Gözlerimizi kırpmadık uykusuz gecelere
Kanına
Düşüne
Irzına geçilmiş ölümlerimiz
Bizim topraklarımızda çocuğumuzda oldu
Damarı karışık soylu
Şiryan
Hani
Kalbinde karıncığını bulan
Bir daha
Bir daha oldu
İnsan şenliğini
Seksen dokuz yıldır yaşarım düşmanı
Öyle yücedir vatanım
Onurlu halkımın ezberidir
Hoş olmayan
Hayır hoşluk değil düpedüz katliam kanı kanla yıkama
Düpedüz namus vatana sarılma
İntihar uçurumundan toprağımı öpen kadınlarımızda
Kardeşi kardeşe kırdıranlar da
Kim olmadı ki
Soyu belli
Kenetlenmiş
Cennet suyu damlası gibi
Pişmanlığın çırpı çırpı dağılanını kundakladı vatanım
Ummadığım bir anda
Bizi biz gibi kucakladı bu Dünya
Burası Türkiye Cumhuriyeti
Seksen dokuz yıldır yaşıyorum dinçliğimi
Yaşatmak için ölüm Allah'ın emri