Siyah Düş
Anne, kırk ikindiler serçeleri
Islatıyor aylardır, içim ürperiyor
Her bakışta.
Karakılçık buğdayları serptim
Avuç avuç önlerine.
Boyun kıvırdılar,
Bakmadılar yüzüne...
Üşümektir almış başını gidiyor
Güneş yüzünü sakladığından beri.
Korkuyorum gözyaşından serçelerin.
Siyah bir düşte gelen suret içime akarken
Okuduğum en son şair de öldü, Anne !
Ellerim titriyor şiir okumaktan.
Yazardım birkaç dize ara sıra.
Bir sus ihtilali yürüdü geceye,
Mendabur bakışlı,
Paramparça.
Gri bozuk düzenin adamları sardılar etrafı:
Çıplak tenli, salyalı, kudurgan, anason kokulu,
Açık pencere önünde gövde gösterisi.
Yunan tanrıçalarına taş çıkarıyorlar.
Zeus’un adı çıkmış.
Kuğu kılığında sokulmuştu Leda’ya,
Sarmıştı kanatlarını masumiyetin beyazına.
Aşk aldanış kabul edildi...den beri !
Anne, beni emzir ak sütünle desem,
Kirlendi dünya.
İmkânsızın koynunda yeniden uyusam,
Saçlarıma dokunup
Serçeli masallar anlatsan.
Bak ! Kırk ikindiler yağıyor.
Yahya İncik
İki Bin Yirmi Altı Ağustos’un Sekizi