Son Affedişim Seni Kendimde
affettim kovulduğun masalı da
küçük adımların
büyük acılara yolculuğunda
sol kaburgası kırık bir türkü
dudaklarına perçinliydi terk ediliş
ve saçların siyahtı henüz
kentimi kiraya verdim
sen kalana denk
yüküm sızlayan kuluncuma vebal
her ev benden düşen arzuhal
her sokak uçkursuz amel
ki adını çizdiğim yol boyumdu
ırgat bakışlarıyla suskun amele
göçe düşkün niyetim tedirgin
her seferi bir daha diyen
asi yanımdın
ihtimalken odamda korku resimleri
müspette kağıtlar uçuşurdu
karabasan çıkmazlarında
gölgemle kiralık kentim oynaşır loş duvarlarımda
benden habersiz gülerken sen
içimi yaktın da
söndü mü gözyaşların
her birini avuçlarken
ve henüz yanakların azat değilken
ya sıfatına tükürdüğüm yalnızlık
günahkar bedenini kabzederken
tuttuğum mutluluk muydu
elim yüzüm sen yangını
yazgıyım penceresiz bulutlara
sen yokken serseri gökyüzünün
kenar mahallesi mekanım
her aklıma geldiğinle ağlamaya hasret
tekil yüzümün bir yanı güneşe dönük
bir yanı karanlık sayende
sen yaralı
ben merhemsiz hekimdim
yüreğimi sarmaktı yüreğine
ucuz yolluymuş meğer
ağıtından delik deşik aşk akarken
sen tek kelimelik bulmaca
ya da kurt sevişleriymiş
ki her alışmada terk eden puslu havam
dağlara bıraktım göz yamaçlarını
özgürce affedildin
huzurla ölebilirsin
git gidebildiğince
her aklına geldiğinde seven
her aklına estiğinde savrulur gider
01.05.2013 / Şair-i Gülhan...179