Son Günümde
Su kaçmışçasına yanan gözlere merhem gibi gelen bu gece ışıkları
Köpek uğultularının kol gezdiği sokakta..
Ve kaçak korkak bir yaşamak ellerimle çizdiğim kara sayfa hayata
Hey! Sen canına yandığımın virane şehri
Sensin yine düştüğüm de geri dönüp el uzatan
Sensin her an ki gibi el, pençe, divan beni sana mecbur kılan...
İnkar etme, ağzım bozulacak bak gene söyletme beni
Yaradana secde eder gibi,
12 Eylül kaçakları gibi dövünüp yakmadım mı?
Şu gördüğün beni...
Yeni gelin edasın da göğünde süzülen güneşle mi korkutuyorsun bizi
Gözün kör mü be, kulağın sağar mı senin söylesene
Yaptıklarını görmüyor musun?
Koynuna topladığın sokak çocukları gibi
Bizi ağına aldığını bilmez mi oldun ha ?
Vay be...
Yollarında koşuştuğum çocukluğum,
Kapanıp kaldırımların da ağladığım aşklarım,
En temiz halindenellerimle kirlettiğim hayatım,
Senin için bile hiç olmuş desene
Hadi beni boş ver sene sende,
Sende bakma artık yüzüme...
Ama bil ki son günümde yine kaldırım taşlarındayım
Aç bakir göğsünü ağır başıma
Al beni annem misali kollarına
Son nefeste de olsa bir rahat bulayım
belki iki saniye sonra hasta bedenimle koynundayım...