Son Repliğin Suflesi
fildişi kuleleri vardı uçurumların
geçişsiz yollarına yalnızlığın serpiştirildiği
ve sevdiği gökyüzü yanıbaşında
dili,dilini bilmeyen
ki biz ona karanlık diyorduk
.......kimse anlamıyordu
denizler vardı,
dalgaları kıyılarına ağlayan sesini
kayalıklarına oyan
umutlarının iç çekişini
köpüklerinde dünleri ıslatıyorduk
inatçı öfkelerin
.....yokluğa tırmanıyorduk
İsimsizdi korkuları
yüzün kıvrımlarına çizilen tebessümün
yalandı keskilerdeki başka el
yarım yamalak bir yontuyduk uçurum bakışlı
yoksunluğuyduk,
ayrılık kıyısında yalınlaşan ayak seslerinin
ve masum değildi
telaşlı kelimeleri dile değmiş sözlerin
masum değildi,
hep bir ağızdan gizlediğimiz yanılgının uğultusu
kirpik altlarımıza biriktirdiğimiz çatlamış dalgalar
ve iki deniz ötesini özleyen su
fildişi kuleleri vardı uçurumların
fırtınaları vardı
kandil diplerinde üşüyen gecesinin
sessizliğim vardı,sözsüzlüğüm
Cyrano'suydum
son repliği fısıldayan deniz sesinin
burgaz.2005